|
|
Yazarlarımız
Uganda ve emperyalizm | Uganda ve emperyalizm |
|
Türkiye’de diğer Afrika ülkeleri gibi Uganda’nın da çok az tanındığını sanıyoruz. Bazen de pencerelerinden bakışlarını tam anlamıyla maskaralığa dönüştürmektedirler. Afrika’yla ilgili yamyam hikâyeleri işte bu maskaralığın bir türüdür. Tahmin ediyoruz, ülkemizde hâlâ Afrika denince birçoklarının zihninde yamyamlık manzaraları oluşacaktır. Oysa bu hikâyeler ve onlara dayalı filmler Batı’nın emperyalist felsefesinin ürünlerinden başka bir şey değildir. Emperyalizmin “yamyamlık” iddialarında en çok hedef alınan Afrika ülkelerinden biri Uganda’dır. Oysa biz buraya geldik ve şu ana kadar pek çok yeri ziyaret ettik; kimsenin kimseyi kesip yediğini görmedik. Onu bırakın bir yanlışlık yapacak olsanız “Hoop, hoop! Ne yapıyorsun?” diye bağırmıyor, yanınıza kadar gelip gayet nazik bir şekilde hatırlatmada bulunuyorlar. Başkent dışında ziyaret ettiğimiz şehirlerden dönerken karanlık bayağı çökmüştü. O karanlıkta kuytu bölgelerde bile insanların tek tek veya ikişer kişilik gruplar halinde canlarından emin bir şekilde tarlalardan döndüklerine şahit olduk. Demek ki bırakın birbirlerini yemeyi normalde tehlikeli olması gereken zamanlarda ve mekânlarda bile kendilerini emin hissediyorlar. Kısaca söylemek gerekirse yamyamlık hikâyeleri Afrika halkları hakkında olumsuz imaj oluşturmak amacıyla yürütülen kültür savaşının bir parçasıdır. Eğer bir yamyamlıktan söz edilecekse yoksullaştırılmış toplumları bununla tanıştıranın da yine sömürgeci yamyamlık olduğunu unutmamak gerekir. Uganda’da emperyalist politikalardan kaynaklanan yoksulluğa rağmen okuma yazma oranı bayağı yüksek. İngiliz sömürgeciliğinin geriye bıraktığı bir miras olarak öğretim dilinin İngilizce olması sebebiyle on yaşındaki çocuklar bile yabancılarla anlaşacak kadar İngilizce biliyor. Hatta daha ilkokula başlamamış bir çocuğa bile “What is your name?” diye sorduğunda hemen adını söylüyor. Bu sıralarda çok fazla gündemde olmayan Uganda bir zamanlar İdi Emin sebebiyle uzun süre gündemde kalmıştı. Batılılar onun ismini İdi Amin diye andıklarından Türkiye’de bu galat-ı meşhur isimle tanınmıştı. Onun Uganda’nın başında olduğu dönemlerde Batılı haber kaynaklarının onunla ilgili bir yamyamlık haberi vermedikleri gün geçmiyordu. Ben burada bizimle ilgilenen arkadaşa bu konuyu sordum ve: “Biz elbette bu iddialara hiçbir zaman inanmadık. Ama senin tespitlerine göre bütün bu iddiaların gündeme getirilmesinin amaçları size göre nelerdi?” diye sordum. Bu arkadaş, İdi Emin’e bu tür iftiralar atılmasının onun Müslüman olmasından ileri geldiğine dikkat çekti. Arkadaşın verdiği bilgileri özetle size de aktarayım: “İdi Emin zamanında bazı sorunlar yaşanmıştır. Ama ondan önceki başkanlar zamanında çok çok daha büyük sorunlar yaşandı. Ama Batılı haber kaynaklarının onlar hakkında hiç bu tür hikâyeler uydurduklarını görmedik. Çünkü onlar Hıristiyandı ve kendilerinin çıkar hesaplarına hizmet ediyorlardı. İdi Emin ise Müslüman olduğu ve onların dümen sularında gitmediği için bu tür iftiralara maruz kalmıştır. Oysa İdi Emin de diğer insanlar gibi bir insandı ve Müslüman olması sebebiyle insanî konularda kendinden önceki başkanlardan daha hassas sayılırdı. Ne kadar ilginçtir ki Batılı kaynaklar o zaman onun kendi oğlunu bile yediğini yazmışlardı. Oysa babası tarafından yendiği ileri sürülen oğlu şu an Fransa’da yaşıyor. Burada size ilginç bir örnek daha vereceğim. Orta Afrika Cumhuriyeti Fransız sömürgesiydi. Fransızlar sömürgeleştirdikleri ülkelerin toplumlarını giyimden konuşmaya, yeme içme geleneklerinden ev düzenlerine kadar her konuda kendilerine benzetmeye çalışırlar. Ama Mukasso adlı başkan bu konuda Fransa’ya itiraz etti ve kendi halkının geleneklerini korumak istediğini ortaya koydu. Bunun üzerine Fransız haber kaynakları hemen onunla ilgili yamyamlık hikâyeleri uydurmaya, insanları kesip yediği iddialarını yaymaya başladılar. Bu tür anti propaganda vasıtasıyla onu yönetimden uzaklaştırmayı başardılar.” Uganda’da da İdi Emin yönetimden uzaklaştırılıncaya kadar sömürgeci medyanın ağzı hiç susmadı. O gittikten sonra iş başına gelen yöneticiler bir dönem Müslümanlara büyük çapta zulmettiler. Şu an iş başında olan Yoveni Mosefeni de yönetime ilk geldiği dönemde Müslümanlara karşı katı bir politika izlemiş. Ancak daha sonra Müslümanların ülkenin bir gerçeği olduğunu düşünerek tutumunu değiştirmiş. Vakit Gazetesi |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Totals Top 10 | ||
![]() | 60 % | Turkey |
![]() | 11 % | United States |
![]() | 5 % | United Kingdom |
![]() | 4 % | Cambodia |
![]() | 3 % | Germany |
![]() | 3 % | Sweden |
![]() | 2 % | China |
![]() | < 1.0 % | France |
![]() | < 1.0 % | Russian Federation |
![]() | < 1.0 % | Brazil |