JA slide show
 
Anasayfa arrow Yazarlarımız arrow "Dogma ve boş inanç!"
"Dogma ve boş inanç!"

Sayın Sezer, dinî hassasiyetleri ile öne çıkan sözde tarikat ve cemaat okullarında “dinî düşüncelerin telkin edildiği, bu din elbette İslamiyet’tir, ve telkin edilen İslamiyet adına dogma ve boş inançların öğretildiği”ni ima etmektedir.

Papa’nın yaptığı konuşmaya ilk tepki Türkiye’den Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu’ndan geldi. Bardakoğlu, açık bir dille “Papa’nın Müslümanlardan özür dilemesi gerektiğini” söyledi.

Bazı yazarlar, rejimi “laik” olan bir ülkenin bu düzeyde “hemen tepki göstermesi”ni yadırgadılar. Olaylar zincirini yakından takip edenler, söz konusu tepkinin bir “ön alma, inisiyatif kazanma” teşebbüsü olduğunu ve bunda da Türkiye’nin başarı kazandığını tespit etmekte gecikmediler. Çünkü Diyanet İşleri Başkanı’nın hemen arkasından diğer İslam ülkeleri, özellikle Arap ülkeleri tepkilerini bir bir dile getirdiler. Hemen hemen bütün ülkelerin öne çıkardığı husus tıpkı Bardakoğlu’nun talebine uygun olarak “Papa’nın özür dilemesi” noktasında toplandı.

İlgi çekici bir başka nokta da gözden kaçmadı: Cumhurbaşkanı Sezer, hiç yeri ve zamanı değilken, bir vesile ile yaptığı konuşmada “tarikat ve cemaatlere bağlı okul ve dershanelerde dogma ve boş inançlar öğretildiği”nden dem vurdu. Başarılı birkaç bakan arasında yer alan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, “Sayın Cumhurbaşkanı yürütmenin başıdır, elinde bu yönde bir bilgi varsa bize iletsin, bize herhangi bir bilgi ulaşmış değil.” dedi. Bu son derece aklı başında, yerinde bir cevaptı. Bundan iki sene önce yine bir yargı bürokratı “irticanın kaydettiği büyük tehlike”den söz edince, Adalet Bakanı Cemil Çiçek de hemen çıkıp, “Eğer bu yönde somut bir tehlike varsa hemen bize bildirilsin, gerekeni yaparız.” demiş, iddia sahibinden ses çıkmamıştı. Tabiatıyla Cumhurbaşkanı Sezer’in şimdi de, mesela hangi okul veya dershanede “dogma ve boş inanç öğretildiği”ni somut dosyalar halinde ilgili mercilere iletmesi beklenir. Özel okulların devlet okulları içindeki payları yüzde 2,5’tan fazla değildir; dünya “sivil eğitim”e doğru yönelirken, bunların “tehlike unsuru” olarak gösterilmesi gerçekçi değildir.

Burada iki husus var önemli: Biri, “dogma”nın ne olduğu, hangi dinin inanç sistemine ait olduğu konusudur. Meselenin uzmanları bilir ki, “dogma” Hıristiyanlığa aittir, yanılmaz olduğuna inanılan Kilise’nin başı olan ve hem din hem Tanrı adına konuşma yetkisi bulunan Papa tarafından vaz’edilir. Dogma reddedilemez, eleştirilemez, aksi dogma ile yürürlükten kaldırılamaz; akılcı bir açıklama yapılması mecburiyeti de yoktur. “Nass” İslamiyet’e aittir, Kur’an’dan bir ayet veya bir hadise tekabül eder. İslamiyet’te hiç kimse Allah ve din adına konuşamaz, kendi şahsi görüşlerini dile getirir. Ayet ve hadisler, “nass” olmaları hasebiyle tefsire, tevile, içtihada açıktırlar; birden fazla yorumları mümkündür ve akli izahları yapılabilir, hatta aklı tatmin edici mahiyette olmadıkça açıklamalar makbul değildir. Dogma ile nass arasındaki bu yalın fark bile Papa’nın konuşmasında ima ettiği bütün iddiaların ne kadar “boş” olduğunu, asıl Hıristiyanlığa ayna tutması gerektiğini göstermeye yetiyor.

İkinci husus: Büyük tepkilere yol açan Papa’nın konuşması ile Sezer’in konuşması eşzamanlı oldu. Sayın Sezer, dinî hassasiyetleri ile öne çıkan sözde tarikat ve cemaat okullarında “dinî düşüncelerin telkin edildiği, bu din elbette İslamiyet’tir, ve telkin edilen İslamiyet adına dogma ve boş inançların öğretildiği”ni ima etmektedir. Bazı okuyucularımız bu iddiayı mantıki sonuçlarına götürüp, “Papa ile Sezer aynı noktada mı buluşuyor?” diye sordu? Muhtemelen birçok insan Sezer’in konuşmasından ona “haksızlık” yaparak bu sonucu çıkardı, belki o hiç bunu kastetmemiştir. Ama insanları böyle aşırı alıngan olmaya iten bir sebep de 75 milyon Müslüman’ın cumhurbaşkanı olan Sayın Sezer’in, Papa’nın, CHP’nin bile sigortalarını attıran konuşmasına hiçbir tepkide bulunmamasıdır. Bu durumda belki Sezer, hem kendi hem Papa’nın konuşmasıyla ilgili yeni bir açıklama yapma ihtiyacını hissedebilir, böylelikle herkes ona göre görüş ve kanaatlerini tashih eder.

Ama mesele, “içeride bir görüş ayrılığı”nın dışa yansıması ise yani “artık Türkiye İslam ve İslam dünyasının meseleleri konusunda eskisi gibi geri planda kalmayacak, inisiyatif alacak” diyenler ile “Hayır, biz bugüne kadar ne yaptıysak ona devam edelim” diyenler arasında bir ihtilaf konusu ise bu bahsi diğerdir.

 
< Önceki   Sonraki >

Günün Sözü

Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa... Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa... - Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa...

ONLİNE HEDİYE

Kuranı Kerim Dinle

        Kuranı kerim

YASAK

     YÖK’ün karnesi yine yasaklarla dolu 

FİLİSTİNLİ KİMDİR?

 

ÖZLÜ SÖZ

      

YORUMSUZ

  türban yasağı

Neden Zaman?

neden zaman

Ziyaret İstatistik

Totals Top 10
 60 % Turkey
 11 % United States
 5 % United Kingdom
 4 % Cambodia
 3 % Germany
 3 % Sweden
 2 % China
 < 1.0 % France
 < 1.0 % Russian Federation
 < 1.0 % Brazil

GOOGLE'DA ARA