JA slide show
 
Anasayfa arrow Yazarlarımız arrow Kim kimin dostu?
Kim kimin dostu?

Bölgeyi kontrol eden güçler bu yapının değişmesinin kimliğin yok olması sonucunu doğuracağını düşünüyor, ağalı şeyhli, berdelli, töreli bir yapıyı Kürt kimliği olarak sunuyordu

On yıldan fazla bir zaman önce, yurtdışındaki bir Kürt televizyonunun açık oturumuna katıldım. Konuşmacılar Türkiye’nin kimliklerini reddettiğini, kötü davranışlarla karşılaştıklarını söylüyordu. Sıra bana gelince ‘Siz şikayetlerinizi sıralıyorsunuz, devlet de sizin ülkeyi bölmek istediğinizi iddia ediyor. Bu tartışma bin yıl sürebilir ve hiçbir sonuç alınmaz. En doğrusu bir siyasi proje hazırlamak ve bunu tartışmaktır. Ben bir taslak sunmak istiyorum: Türkiye’nin bugünkü sınırları minimal sınırlardır. Ülkenin idari yapısı değişmez ve federasyon kabul edilmez. Tüm dünyadaki Kürtler soydaşımızdır ve bunların güvencesi Türkiye olmalıdır’ demiştim ve bir kişi hariç itiraz gelmedi. O, federasyonun uygun çözüm olduğunu söylüyordu ama temsil gücü çok sınırlıydı.

Bana göre kimlik sorunu başka bir sorunu örtmek için kullanılıyordu. Güneydoğu ve Kuzey Irak’ta çağın gerisinde kalmış bir feodal düzen vardı ve bundan yararlananlar, konumlarını sürdürmek için, kimlik sorununu ön plana çıkarıyorlardı. Sözlerim uygulanan politikaların savunması olarak algılanmamalıdır. Çünkü yapılan her şey, sorunu çözmek bir yana, daha da müzmin hale getirdi.

Son günlerde, barışı sağlamak için yapılan toplantıda, dostluk, kardeşlik, kültürel kimliklerin korunması tartışıldı ama hiçbir biçimde bu çağdışı ekonomik ve sosyal yapının değişmesi gerektiğinden söz edilmedi. Bölgeyi kontrol eden güçler bu yapının değişmesinin kimliğin yok olması sonucunu doğuracağını düşünüyor, ağalı şeyhli, berdelli, töreli bir yapıyı Kürt kimliği olarak sunuyordu.

Kültür ve kimlik konusunda bugün varılan nokta derhal kabul edilip bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını değiştirecek politikalar izlenseydi hem kaynaklar israf edilmemiş olur hem de büyük bir birlikteliğin alt yapısı hazırlanmış olurdu. Silahlı çatışma sorunu çözmek yerine bunun daha da derinleşmesine yol açtı.

Devlet herhangi bir sorunun tarafı değildir ve onun üstünde kalmalıdır. Onun görevi kusurlu saydığı kişileri cezalandırmakla sınırlı olamaz. Bir sorun varsa onu hazırlayan sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir. Saç saça, baş başa kavga eden bir görüntü onun büyüklüğüne yakışmaz.

Ülkemizde yaşayan her vatandaşın ve onun sevgi duyduğu ama sınırlarımızın dışında kalan insanların yüceltilmesi, başkalarının gerisinde ve onların kullandığı araçlar konumunda olması hepimizi yaralar. Hangi soydan gelirse gelsin bizim düşmanımız değil, yüklerini severek taşıyacağımız kimseler olarak görürüz ya da görmeliyiz.

Yaşar Kemal büyük sevgi duyduğum bir yazarımızdır ve yüreğinde ne varsa benim içime akmıştır. Ama ne Türk ne de Kürt hiç kimsenin onun romanlarındaki gibi kalmasını istemem. Hepsinin daha uygar bir ortamda, var olan ve çok sevdiğim duygularını yücelterek ifade edebilecekleri biçimde yaşamasını isterim. Berdelsiz ve ilkel töresiz, yüce duyguların paylaşıldığı bir toplum diliyorum.

 
< Önceki

Günün Sözü

Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa... Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa... - Ortadogunun kanayan yarası filistin, garip kalan kudüs ve mescidi aksa...

ONLİNE HEDİYE

Kuranı Kerim Dinle

        Kuranı kerim

YASAK

     YÖK’ün karnesi yine yasaklarla dolu 

FİLİSTİNLİ KİMDİR?

 

ÖZLÜ SÖZ

      

YORUMSUZ

  türban yasağı

Neden Zaman?

neden zaman

Ziyaret İstatistik

Totals Top 10
 61 % Turkey
 11 % United States
 5 % United Kingdom
 4 % Cambodia
 3 % Sweden
 3 % Germany
 2 % China
 < 1.0 % France
 < 1.0 % Russian Federation
 < 1.0 % Vietnam

GOOGLE'DA ARA