|
|
Peygamberimizi Neden Çok Seviyoruz? | Peygamberimizi neden çok seviyoruz? |
|
Duygu yüklü anlarımızda adı anılınca gözlerimiz neden yaşarıyor? Ruhumuz günahlarla kirlendiğinde arınmak için köşe bucak O'nun iklimini neden arıyor, O'nun sunduğu güzelliklere, insanlık nağmelerine derin bir hasret, karşı konulmaz bir arzu ile neden doluyoruz? Çünkü O'nu bize sevdiren, O'na "Habibim" diyen Allah'tır. Çünkü O, Allah'ın bütün alemlere rahmet olarak gönderdiği rahmet peygamberidir. Merhameti, şefkati ve sevgiyi O'ndan öğrenmeyen, O'nun getirdiği Kur'an ahlakından habersiz olan ziyanda değil de nedir? Hele bugün. Hele bugünlerde. Yönler kaybolmuş, kinler kabarmış, ölçüler karışmışken O'nun pusulasına ne kadar da çok ihtiyacımız var. Peygamberimiz ve bütün peygamberler insanlığın saadeti için geldiler. Bugün insan sevgisinin, adaletin, hoşgörünün hakim olduğu, insanın yüceltildiği ve insan haklarının korunduğu çağdaş bir medeniyet hasreti çekilirken onların evrensel mesajları taa Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e (S.A.S.) geçerliliğini koruyor. Aklı başında kimse, "1400 yıl önceki" diye başlayıp insanlığın zirvesi, insanlığın iftihar tablosu tarafından önümüze konan ölçüleri hafife alamaz alay konusu yapamaz. Allah Celle Celalüh, ilk peygamberden son peygambere kadar bize hep "İnsan olun, insan gibi yaşayın." "Sevin, nefret etmeyin", "Nimetlerime şükredin, azmayın, sapmayın yoksa helâk olursunuz" diyor. Hz. Musa da Hz. İsa da Hz. Muhammed de hep aynı doğruları söyledi, hep aynı daveti yaptılar. Çünkü insan bedeninin ve insan ruhunun fıtratı asırlar önce ne idiyse bugün de odur. Asırlar sonra da aynı olacaktır. O halde fıtrata, yaratılışa hitap eden hakikatler niye eskisin. Geçerliliklerini neden kaybetsinler. Dürüst olmak, samimi olmak, güvenilir olmak, meşru kazanç ve adalet; bugün çağdaşlık da dün ilkellik miydi? Dün ilkellikti de bugün çağdaşlık mı? "Üstünlük taslamayın, cana kıymayın, zalimlerden olmayın" bize Hz. Adem'le hatırlatılmadı mı? Bugün de geçerli değil mi? Yunus'un deyişiyle "Adı güzel kendi güzel Muhammed, bize insanlardan bir insan olmayı, insanlara faydalı olmayı öğütledi. Bize, "insanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır" diyen O'dur. Mü'minler; vakıflarıyla, yurtlarıyla, kurslarıyla, dershaneleriyle, okullarıyla, insanımıza, insanlığa faydalı olmaya çalışıyorlarsa O'nun öğütlerini dinlediklerinden, Allah'ın rızasını kazanmak istediklerindendir. Merhamet, şefkat, itidal, hoşgörü yumuşaklık ve sevgi hepimize lâzım. Dünyanın makamları da nimetleri de geçici. Krizlerin ve kaosların anaforundaki insanımız bugün Hz. Muhammed (S.A.S.) sevgisine her zamankinden daha çok muhtaç. Hasretimiz O'na ve O'nun sunduğu güzelliklere olmalı. Sevgilerimizde şaşırmamalı, ömrümüzü çıkmaz sokaklarda şaşkınlıklarla tüketmemeliyiz. Mü'minler için gerçek akıl ve kazanç yolu; menfaatlere dayalı ve tükenmeye mahkum sevgiler yerine, insanı hem dünyada, hem de Ahiret'te mutlu kılacak, mutlu edecek Allah ve sonra da Peygamber sevgisine sarılmaktır. Herkesin yolu kendisine... |
| DünZiyaret: | 44 |
| BugünZiyaret: | 26 |
| ToplamZiyaret: | 42582 |
| Totals Top 10 | ||
![]() | 61 % | Turkey |
![]() | 10 % | United States |
![]() | 5 % | United Kingdom |
![]() | 5 % | Cambodia |
![]() | 4 % | Sweden |
![]() | 3 % | Germany |
![]() | 2 % | China |
![]() | < 1.0 % | France |
![]() | < 1.0 % | Vietnam |
![]() | < 1.0 % | Russian Federation |