|
|
| Gözlerini kaybetti, umudunu kaybetmedi |
|
14 yıldır burada yaşayan Bekir Hüseyin, 20 civarındaki mülteci kampını dolaşarak onlara hem moral aşılıyor hem de maddi yardımda bulunuyor. Beyrut Üniversitesi’nde sosyoloji ve felsefe eğitimi alan, şimdi de Şam Üniversitesi’nde İslami Araştırmalar Bölümü’nde yüksek lisans yapan Bekir Hüseyin, Suriye Mülteci Kampları Halk Çalışmaları Grubu adına faaliyetlerini sürdürüyor. Dedesi Osmanlı ordusunda nişancı, dedesinin kardeşi de İkinci Abdülhamid’in koruması olan Bekir Hüseyin ile İstanbul’daki sivil toplum örgütlerine yaptığı ziyaret sırasında görüştük. Filistin’de İsrail hükümeti tarafından yakalanarak cezaevine girme öykünüz nedir? İlk yakalanışım 1981’de, İslami bir örgüt kurma suçlamasıyla oldu. 54 günlük işkenceden sonra gözlerimi kaybettim. Suç bulunamayınca kafama vura vura gözlerimi kör ettiler. Bu arada 6 kez daha cezaevine girdikten sonra 14 Aralık 1992’de yakalandım ve Güney Lübnan’ın Merc el Zuhur bölgesine sürüldüm. Orada bir sene kaldım. Şimdi Suriyede’yim. Siyasi bir görüşünüz veya herhangi bir siyasi parti üyeliğiniz var mıydı? Hiçbir sabit bir suç yoktu. Sadece keyfi tutuklamalardı. İftira ile, sen şucusun bucusun diye yakalanıyordum. Hiçbir siyasi parti üyeliğim yoktu. Ancak şu anda var. Hamas’ın bir üyesiyim. Her gözaltı ve cezaevi sürecinde işkence mi gördünüz? Cezaevlerindeki Filistinlilere ne tür işkenceler yapılıyordu? Tabii, özellikle 81 ve 82’de çok işkence ve zulüm gördüm. Daha sonrakilerde azdı. Sadece manevi işkence yaptılar. 90’da yakalandığımda da çok işkence çektim. Bu ve daha öncekilerde Filistin askısı, dayak ve benzeri işkenceler vardı. Lübnan’dan çıktıktan sonra bugüne kadar mülteci olarak mı yaşadınız? Evet, 94’ten beri siyasi mülteciyim. Nasıl bir duygu 14 yıldır mülteci olmak, insanın bir vatanının, yurdunun, yuvasının olmaması? Yurttan çıkarılmak aynı ölüm gibidir. Allah da böyle söylüyor Nisa Sûresi’nde. Çok kötü bir duygu, ancak yaşayan bilir. Yaşıyorsunuz bir şeyler; ama yurttan, akrabalardan, evden uzak. Ha ölmüşsünüz ha çıkarılmışsınız, çok kötü bir duygu bu. Bu süre içinde kaç mülteci kampında bulundunuz? Suriye’deki kamplarda kaç Filistinli var? Suriye’de 500 bin Filistinli mülteci var. 20’den fazla mülteci kampında yaşıyor bunlar. Ben Şam’da yaşıyorum; fakat yardım amacıyla kampların hepsini dolaşıyorum. Filistin’i anlatıyorum, bağlarını güçlendirmek ve umutlarını yaşatmak üzere çalışıyorum. Maddi ve manevi yardımda bulunuyoruz, bazı ayni ve nakdi yardımları da sunuyoruz. 500 bin kişinin yarısından fazlası fakirlik sınırının altında yaşıyor. Çünkü Suriye’nin ekonomisi çok zayıf. Peki siz ümitvar mısınız Filistin’in geleceği hakkında, onlara ümit veriyorum dediniz? Adım gibi biliyorum. Seni gördüğüm gibi. Kanaatim odur ki bir gün ve yakın zamanda döneceğiz memleketimize. Bu Allah’ın kelamı ile sabit. Bu umutlarla yaşıyoruz biz. Orası bizim toprağımızdır, bizim hakkımızdır. Yahudilerin değil, Yahudiler toplama geldiler. Zorlama bir memleket kurdular. Son dönemlerde Gazze’de yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz? Mısır’ın sınır kapısını kapatması ve sonra yıkılması, duvar, abluka... Filistin halkı düzenli orduların yapamadığını yapıyor. Direniş yapıyor. Yahudileri Gazze’den çıkarabildi. Şimdi, 21 yerleşim merkezini de terk etmek zorunda kalıyorlar. Biz 8 bin şehit verdik, binlerce yaralı var. Ama hiçbir şey bedelsiz değildir. Onları geri çekilmeye mecbur ettik. Ar duvarı kurmaya zorladık. Biz bu dengeyi ayarlayabildik. Meydanın boş olmadığını gösterdik. İslam ümmetinin ‘benim orada kardeşlerim var’ demesi lazımdır. Filistin bir vakıf toprağıdır. Tüm Müslümanların malıdır ve onlar üzerinde vebali vardır. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır TÜRKİYE, FİLİSTİNLİ MÜLTECİLERE SAHİP ÇIKSIN Türk hükümetinden de bir özel talebimiz var. Suriye-Irak sınırında, 15 bin kadar Filistinli mülteci var. Bunlar göç etmek zorunda bırakıldılar ve hiçbir ülke almıyor onları. Sadece Şili, Brezilya, Arjantin ve Güney Kıbrıs alıyor. Orada da Hıristiyanlaşma ve din değiştirme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaklar. Biz Türk hükümetinden temenni ediyoruz ki, bu mültecilere kucak açsın. Çünkü oraya giderlerse Hıristiyan olurlar. Biz bir sivil toplum kuruluşuyuz. Resmî bir yönümüz yok. Bu yüzden hükümetle bir temasımız olmadı, ancak sizin aracılığınızla buradan sesleniyoruz. AMCAM ABDÜLHAMİT’İN YAKIN KORUMASIYDI Dedeniz, Osmanlı ordusundaki görevi neydi, o dönemde nerede yaşıyormuş? El Halil kentinde yaşıyordu. Dedem Hüseyin el Sakır, Osmanlı ordusunda nişancıydı. Osmanlı ordusunun birçok kahramanlıklarını, haçlı ordusuna karşı yapmış olduğu kahramanlıkları anlatırdı. Dedemin kardeşi Cabir de Abdülhamit’in özel koruması idi. Onu yakinen bilen tanıyan adamlardan biriydi. Bize Sultan Abdülhamid’i anlata anlata, öve öve bitiremezdi. Nasıl bir komutan olduğunu, mert adam olduğunu, yiğit olduğunu, cesur olduğunu anlatırdı. Filistin’le ilgili hiçbir taviz kabul etmediğini anlatırdı. “Çok sağlam, çok düzgün bir adamdı. O yüzden istenmeyen bir adamdı. Arkasından birçok iş çevrildi, fırıldak kuruldu. Onu çekemediler. Bu sebeple tahttan düşürüldü.” derdi. İkinci Abdülhamid, İsrailliler Filistin’den toprak istediği zaman, ‘Orası benim özel mülküm’ diyerek vermemişti. Şimdiki İslam ülkeleri ne yapabilir? Üzülüyoruz, Yahudilerle bu kadar içli dışlı olmaları bizi üzüyor. Keşke ilişkiler böyle olmasa. Biz tamamen bitirin demiyoruz. En azından asgariye inse. Çünkü bir sürü zulüm yapıyorlar bize. Keşke Sultan Abdülhamid gibi onların karşısında dik dursalar, yapılanlara karşı o ya da bu şekilde tepkilerini koysalar. Sultan Abdülhamid’in torunları olarak Türkiye’den, Türk halkından özel beklentiniz var mı peki? Çok şey bekliyoruz. Osmanlı torunları, Sultan Fatih’in, Abdülhamid’in, Bediüzzaman’ın torunları olmalarından dolayı çok şey bekliyoruz. Böyle bir neslin devamı olarak haklı bir beklentiye giriyoruz. Herkes kendisine yakışanı yapmalıdır. Biz geldik hatırlatıyoruz, ama istiyoruz ki bu yardımlaşma kampanyaları kendiliğinden olsun. Her şey ortada, yapılanlar, zulümler, ambargo ortada. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
| Totals Top 10 | ||
![]() | 60 % | Turkey |
![]() | 11 % | United States |
![]() | 6 % | United Kingdom |
![]() | 4 % | Cambodia |
![]() | 3 % | Germany |
![]() | 3 % | Sweden |
![]() | 2 % | China |
![]() | < 1.0 % | France |
![]() | < 1.0 % | Russian Federation |
![]() | < 1.0 % | Vietnam |